Sinüs lifti yapılmadan implant mümkün mü?
Evet, sinüs lifti yapılmadan implant bazı kişilerde mümkündür; bu, sinüsün altında kalan kemiğin miktarına, eksik diş sayısına ve çenenin tamamen dişsiz olup olmadığına bağlıdır. Üst çenenin arka bölgesinde dişler kaybedildikten sonra kemik incelir ve sinüs aşağı doğru sarkabilir; bu yüzden standart boydaki bir implant için yeterli yükseklik kalmayabilir. Bu durumun nedenlerini ve sinüs liftinin nasıl yapıldığını sinüs lifti nedir rehberimizde anlattık.
Sinüs liftine alternatif olarak kaynaklarda başlıca üç implant seçeneği ele alınır:
- Kısa implant: Kalan kemiğe sığacak boyda implant kullanılır.
- Eğimli (açılı) implant: İmplant, sinüsün önündeki kemiğe açılı olarak yerleştirilir; daha çok tüm çene tedavilerinde kullanılır.
- Zigomatik implant: Uzun implantlar elmacık kemiğine tutturulur; kemiği çok az olan dişsiz üst çenede düşünülür.
Ege Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin bilgilendirme formu da sinüs yükseltme yapılmadığında dişsiz bölgenin başka protez yöntemleriyle tamamlanabileceğini belirtir.
Kısa implant nedir, kimler için düşünülür?
Kısa implant, sinüs tabanının altında kalan kemiğe sığacak kadar kısa tasarlanmış implanttır ve kemik birkaç milimetre eksik olduğunda sinüs liftine alternatif olarak düşünülür. Kısa implantın tanımı kaynaklara göre değişir:
- Toledano ve arkadaşlarının 2022 tarihli derlemesi 6 mm ve altını kısa, 8 mm ve üzerini standart boy olarak kabul eder.
- Mester ve arkadaşlarının 2023 tarihli meta-analizi 8 mm’nin altındaki implantları kısa olarak tanımlar.
- 2014 tarihli Cochrane derlemesindeki çalışmalarda 5–8,5 mm uzunluğunda implantlar, sinüsün altında 4–9 mm kemik bulunan hastalarda kullanılmıştır.
Kısa implant her durumda uygun değildir. Kalan kemik bu ölçülerin de altındaysa ya da kemiğin genişliği yetersizse farklı bir yol gerekebilir. Kemiğin yüksekliği ve genişliği tomografide milimetre düzeyinde ölçülür.
Kısa implantlar sinüs liftine karşı nasıl sonuç veriyor?
Sistematik derlemeler, kısa implantların sinüs lifti yapılarak yerleştirilen standart boy implantlarla benzer ağızda kalma oranlarına sahip olduğunu, ancak uzun dönem kanıtın hâlâ sınırlı olduğunu gösterir. Başlıca derlemelerin bulguları şöyledir:
| Derleme | Kapsam | Başlıca bulgu |
|---|---|---|
| Cochrane, Esposito ve ark. (2014) | 4 randomize çalışma, 102 katılımcı, 4–9 mm kalan kemik | Yüklemeden bir yıl sonra implant ve protez kaybında belirgin fark yok; komplikasyonlar sinüs lifti yapılan bölgelerde daha sık |
| Toledano ve ark. (2022) | 14 randomize çalışma, 901 implant | Ağızda kalma oranları benzer; implant çevresindeki kemik kaybı sinüs lifti ve standart implantta daha fazla |
| Mester ve ark. (2023) | En az beş yıl takipli 5 randomize çalışma | Beş yılda ağızda kalma oranı kısa implantta yüzde 95,78, standart implantta yüzde 99,5; fark anlamlı değil. Biyolojik komplikasyonlar kısa implantta daha az |
| Alemán ve ark. (2025) | En az beş yıl takipli 7 randomize çalışma | Anlamlı fark yok; ancak çalışmaların çoğunda yanlılık riski yüksek olduğu için kesin bir yargıya varılamıyor |
Cochrane derlemesine göre sinüs lifti yapılan bölgelerde bildirilen komplikasyonlar arasında sinüzit, enfeksiyon ve kanama yer alır. Toledano’nun derlemesi kısa implantlarla işlem sonrası rahatsızlığın daha az, işlemin daha az girişimsel olduğunu bildirir. Mester ve arkadaşları ise beş yıllık sonuçlarda standart implantların sayısal olarak daha yüksek ağızda kalma oranı gösterdiğini not eder ve daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtir.
Eğimli implant nasıl bir çözüm sunar?
Eğimli (açılı) implant, sinüsün önündeki kemiğe belirli bir açıyla yerleştirilerek sinüse girmeden daha uzun bir implantın kullanılmasını sağlar; bu yöntem çoğunlukla tüm çene sabit protezlerde uygulanır. Menini ve arkadaşlarının 2012 tarihli sistematik derlemesine göre sinüs, kemiği erimiş üst çenenin arka bölgelerinde uzun implant yerleştirilmesini çoğu zaman engeller. Mevcut kemiğe eğimli yerleştirilen uzun implantlar, iyi bir ilk sabitlik sağlamak ve greft işlemlerinden kaçınmak amacıyla önerilmiştir.
Aynı derleme, üst çenede tüm diş dizisini taşıyan ve kısa sürede yüklenen protezlerde 324 hastadaki 1.623 implantı inceler. İlk yıl içinde eğimli implantların yüzde 2,19’u, dik implantların yüzde 1,89’u kaybedilmiş; fark anlamlı bulunmamıştır. İmplant çevresindeki kemik kaybında da iki grup arasında anlamlı fark görülmemiştir. Yazarlar, randomize çalışma bulunmadığını ve verilerin bir yıllık olduğunu vurgulayarak uzun dönemli çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtir.
Dört implantlı tüm çene planlarında arka implantların neden eğimli yerleştirildiğini dört mü altı implant mı rehberimizde, tedavinin aşamalarını tüm ağız implant sayfamızda bulabilirsiniz.
Zigomatik implant nedir, kimler için düşünülür?
Zigomatik implant, üst çenede kemik çok az olduğunda çene kemiği yerine elmacık kemiğine (zigoma) tutunan uzun bir implanttır; kapsamlı kemik greftine alternatif olarak, dişsiz ve kemiği ileri derecede erimiş üst çenelerde düşünülür. Uluslararası İmplantoloji Ekibi’nin (ITI) 2023 tarihli zigomatik implant çalıştayı için hazırlanan sistematik derlemeye (Kämmerer ve ark.) göre bu implantlar ilk olarak tümör ameliyatından sonra üst çenesi alınan hastalar için geliştirilmiş, zamanla büyük kemik greftlerinden kaçınmak için de kullanılmaya başlanmıştır.
ITI’nin uzlaşı bildirgesine göre:
- 918 hastayı kapsayan 24 çalışmada zigomatik implantların ağızda kalma oranı en düşük yüzde 90,3 olarak bildirilmiştir; kayıplar çoğunlukla ilk altı ayda görülmüştür.
- En sık bildirilen komplikasyon sinüzittir: Görülme oranı ilk tarif edilen cerrahi teknikte yüzde 9,5, anatomiye göre yönlendirilen tekniklerde yüzde 4,4’tür.
- Yanak bölgesinde geçici his değişikliği, ağız ile sinüs arasında açıklık ve implant çevresindeki diş etinde çekilme veya büyüme de bildirilmiştir.
Derleme, çok sigara içen ve tedavi edilmemiş sinüziti olan kişilere zigomatik implant uygulanmaması gerektiğini ve işlem öncesinde sinüsün değerlendirilmesini önerir. Sinüs sağlığının önemini sinüzit ve implant rehberimizde anlattık. Zigomatik implantın sizin için uygun olup olmadığı muayenede değerlendirilir.
İmplant dışında hangi seçenekler var?
İmplant yapılmadan da eksik dişler sabit köprü veya hareketli protezle tamamlanabilir. Bu seçenekler sinüs lifti gerektirmez, ancak her birinin kendine özgü koşulları vardır:
- Sabit köprü: Eksik dişin önünde ve arkasında köprüyü taşıyacak sağlam dişler gerekir. Bu dişler köprü için genellikle küçültülür. İki seçeneğin karşılaştırmasını implant mı köprü mü rehberimizde bulabilirsiniz.
- Hareketli protez: Birkaç dişin ya da tüm dişlerin eksik olduğu durumlarda takılıp çıkarılabilen bir protez yapılabilir. İmplantla farklarını hareketli protez mi implant mı rehberimizde anlattık.
Hangi seçeneğin uygun olduğu neye göre belirlenir?
Sinüs lifti, kısa implant, eğimli implant veya implant dışı bir protez arasındaki seçim; kemiğin ölçülerine, eksik dişlerin sayısına ve kişinin sağlık durumuna göre muayene ve tomografiden sonra yapılır. Değerlendirmede genellikle şu konular ele alınır:
- Sinüsün altında kalan kemiğin yüksekliği ve genişliği
- Tek bir dişin mi, birkaç dişin mi, yoksa tüm çenenin mi eksik olduğu
- Sinüsün sağlığı ve daha önce sinüs şikâyeti olup olmadığı
- Sigara kullanımı ve genel sağlık durumu
- Kişinin ameliyat sayısı ve tedavi süresiyle ilgili beklentileri
Kaynaklardaki ortalamalar kişiye özel kararın yerini tutmaz. Örneğin Cochrane derlemesindeki karşılaştırmalar yalnızca 4–9 mm kemik bulunan hastaları kapsar; daha az kemikte sonuçlar farklı olabilir.
Rönesans’ta sinüs lifti dışındaki seçenekler nasıl değerlendirilir?
Üst arka bölgede sinüs liftine gerek olup olmadığı, kliniğimizdeki dental tomografide kemiğin yüksekliği ve genişliği ölçülerek değerlendirilir. Seçenekler, hekimlerin vakayı birlikte incelemesiyle karşılaştırılır; sinüs lifti gerekirse bu işlem kliniğimizde yapılır.
Tüm çene tedavisi planlanan hastalarda kliniğimizde dört veya altı implant üzerine sabit tam çene protez uygulanır. İmplantların konumunun cerrahi rehberle aktarılıp aktarılmayacağına muayene ve tomografiden sonra hekim karar verir. Kaplama ve protezler anlaşmalı laboratuvarda CAD/CAM ile üretilir; protez ölçüleri için klinikte ağız içi dijital tarayıcı bulunur. Hangi dişe hangi tedavinin yapılacağı ve ücretler, başlamadan önce yazılı olarak verilir.