Kapalı sinüs lifti nedir, açık yöntemden farkı ne?
Kapalı sinüs lifti (krestal ya da osteotom yöntemi), sinüs tabanının implant yuvasının içinden yukarı itildiği bir sinüs yükseltme yöntemidir; açık yöntemdeki gibi yanak tarafında kemik penceresi açılmaz. Cambridge University Hospitals’ın hasta bilgilendirmesi bu yöntemi “iç yaklaşım” olarak tanımlar: Hekim implant için kemiği hazırlar ve sinüsün altındaki kemiği nazikçe tıklatarak yukarı kaldırır. Gerekirse greft bu yuvadan itilir ve implant aynı seansta yerleştirilir.
Yanak tarafından pencere açılarak yapılan yöntemi açık sinüs lifti rehberimizde, sinüs liftinin genel tanımını ve iyileşme dönemini sinüs lifti nedir rehberimizde anlattık.
Kapalı sinüs lifti adım adım nasıl yapılır?
Kapalı sinüs lifti, implant yuvasının hazırlanması, sinüs tabanının tıklatılarak yükseltilmesi ve implantın aynı seansta yerleştirilmesinden oluşur. Kaynaklarda anlatılan sıra genel olarak şöyledir:
- Uyuşturma: Bölge lokal anestezi ile uyuşturulur.
- Yuvanın hazırlanması: İmplantın yerleşeceği noktada diş eti açılır ve kemikte implant yuvası hazırlanır.
- Sinüs tabanının yükseltilmesi: Osteotom adı verilen uçlu aletler küçük bir cerrahi çekiçle hafifçe tıklatılarak sinüs tabanı yukarı itilir. Sinüs zarı bu sırada kemikle birlikte kalkar. Farina ve arkadaşlarının 2023 tarihli derlemesine göre bazı tekniklerde çekiç yerine frezler, vidalı osteotomlar veya elektrikli çekiçler kullanılır.
- Gerekirse greft: Cambridge’e göre greft malzemesi aynı yuvadan sinüs zarının altına itilebilir.
- İmplantın yerleştirilmesi: İmplant aynı seansta yuvaya yerleştirilir ve diş eti kapatılır.
Kapalı sinüs lifti kimler için uygundur, ne kadar kemik gerekir?
Kapalı sinüs lifti, sinüs tabanının altında bir miktar kemik bulunan ve implant için yalnızca birkaç milimetrelik ek yüksekliğe ihtiyaç duyulan kişiler için uygundur. Kaynaklarda verilen ölçütler şöyledir:
- Cambridge University Hospitals: İç yaklaşım, yaklaşık 3 mm ek kemik yüksekliğinin yeterli olduğu durumlarda uygulanır.
- Antonaya-Mira ve ark. (2012): Osteotom yöntemini inceleyen 11 çalışmanın meta-analizinde işlem öncesi kalan kemik yüksekliği en az 4,1 mm, en fazla 8,8 mm olarak bildirilmiştir.
- Farina ve ark. (2023, randomize çalışmanın yeniden analizi): Kalan kemik 4 mm ve üzerindeyken kapalı yöntem daha kısa sürmüş, daha az maliyetli olmuş ve işlem sonrası şikâyetler daha seyrek görülmüştür; yazarlar bu kemik yüksekliğinde kapalı yöntemin tercih edilmesi gerektiğini belirtir. Kalan kemik 4 mm’nin altındayken kapalı yöntem uygulanan grupta ameliyat günü ve ertesi gün ağrı daha fazla olmuştur.
- Farina ve ark. (2023, derleme): Bir ağ meta-analizinin, kalan kemik yüksekliği 4–8 mm olan bölgelerde kapalı yöntemi açık yönteme üstün bulduğunu aktarır.
Bu ölçümler, sinüs tabanı ile çene kemiğinin üst sınırı arasındaki mesafenin tomografide milimetre düzeyinde ölçülmesiyle yapılır. Tomografinin neden gerektiğini implant öncesi tomografi rehberimizde anlattık.
Kapalı yöntemle kemik ne kadar yükseltilebilir?
Kapalı yöntemle elde edilen yükseltme genellikle birkaç milimetreyle sınırlıdır. Antonaya-Mira ve arkadaşlarının meta-analizinde kazanılan kemik yüksekliği çalışmalara göre en az 2,07 mm, en fazla 4,62 mm olarak bildirilmiştir. Daha fazla yükseklik gerektiğinde açık yöntem gündeme gelir.
Kazanılan yükseklik kullanılan malzemeye ve tekniğe göre değişebilir; Farina’nın derlemesinde greftli tekniklerle yapılan bazı çalışmalarda altıncı ayda 6–7,5 mm civarında dikey artış bildirildiği de aktarılır. Bu farklar, kaynaklarda verilen sayıların kişiye özel bir hedef değil, çalışmaların ortalaması olduğunu gösterir.
Kapalı sinüs lifti sırasında ne hissedilir?
Kapalı sinüs lifti sırasında bölge uyuşuk olduğu için ağrı hissedilmemesi amaçlanır; ancak aletin tıklatılmasına bağlı olarak başta vuruş ve sarsıntı hissi olabilir. Bazı kişiler bunu rahatsız edici bulabilir:
- Farina’nın derlemesinde aktarılan bir çalışmada osteotomla tedavi edilen 15 kişinin 12’si işlem sırasında hoş olmayan bir his bildirmiş, frezle yapılan tarafta ise bu his bildirilmemiştir. Katılımcıların çoğu bir ay ve bir yıl sonra frezle yapılan yöntemi tercih ettiğini söylemiştir.
- 2014 tarihli Cochrane derlemesi de kapalı yöntemlerde katılımcıların elle çekiç kullanımı yerine döner aletleri tercih ettiğini, ancak bu kanıtın düşük kalitede olduğunu belirtir.
Tıklatma hissinden kaygı duyuyorsanız bunu işlemden önce hekiminizle konuşabilirsiniz. Ameliyat sırasında ve sonrasında genel olarak neler hissedildiğini implant ağrıyor mu rehberimizde bulabilirsiniz.
Kapalı sinüs liftinden sonra baş dönmesi olur mu?
Kapalı sinüs liftinden sonra nadiren, başın belirli hareketleriyle ortaya çıkan kısa süreli baş dönmesi (benign paroksismal pozisyonel vertigo) görülebilir. Cambridge University Hospitals baş dönmesini nadir ve geçici bir risk olarak sayar. Giannini ve arkadaşlarının 2015 tarihli derlemesine göre bu durum osteotom yönteminden sonra seyrek görülür; çekicin hafif vuruşlarla da olsa oluşturduğu mekanik sarsıntıyla ilişkilendirilir.
Farina’nın derlemesinde aktarılan bir çalışmada elle çekiç kullanılan grupta 98 kişiden 3’ünde (yüzde 3,1) bu tür baş dönmesi görülmüş, vidalı osteotom kullanılan grupta görülmemiştir. Elektrikli çekiçle yapılan küçük çalışmalarda da vaka bildirilmemiştir. Bir çalışmadaki vaka ilk hafta içinde kendiliğinden düzelmiştir.
East Kent Hospitals University NHS Foundation Trust’ın bilgilendirmesine göre bu tür baş dönmesi, başın belirli yönlere hareketiyle tetiklenen kısa ataklar şeklinde görülür ve çoğu zaman birkaç hafta içinde kendiliğinden geçer. Aynı kaynak, başın sırayla belirli pozisyonlara getirildiği bir manevranın (Epley manevrası) tek uygulamada vakaların yaklaşık 10’da 8’inde şikâyeti giderdiğini belirtir. Giannini’nin derlemesi de bu manevranın tedavide kullanıldığını yazar. Baş dönmesinin başka nedenleri de olabileceğinden işlemden sonra baş dönmesi yaşarsanız bunu hekiminize bildirin; değerlendirmeyi hekim yapar.
Kapalı ve açık sinüs lifti nasıl karşılaştırılır?
Kapalı yöntem daha az yükseltme sağlar, ancak daha kısa sürer ve işlem sonrası şikâyetler genellikle daha azdır. Aşağıdaki tablo, kaynaklardaki sayıları bir arada gösterir:
| Özellik | Kapalı (krestal) yöntem | Açık (lateral pencere) yöntem |
|---|---|---|
| Nereden yapılır? | İmplant yuvasının içinden | Yanak tarafındaki kemikte açılan pencereden |
| Ne kadar yükseltme? | Cambridge: yaklaşık 3 mm ek yükseklik gereken durumlar; meta-analizde 2,07–4,62 mm | Daha fazla yükseltme gerektiğinde |
| Sinüs zarının delinmesi (Cambridge) | Yüzde 3,8 | Yüzde 19 |
| Enfeksiyon (Cambridge) | Yüzde 0,8 | Yüzde 2,9 |
| Sinüs yükseltme aşamasının süresi (Farina’nın aktardığı randomize çalışma) | 32 dakika | 54,5 dakika |
| İşlem sonrası şikâyetler (aynı çalışma) | Şişlik, morarma ve burun akıntısı daha seyrek | Daha sık |
| İmplant ne zaman takılır? | Aynı seansta | Aynı seansta veya greft olgunlaştıktan sonra |
Cochrane’in 2014 derlemesinde iki yöntemi karşılaştıran tek bir çalışma bulunmuş ve yöntemlerden birinin implant veya protez kaybı açısından üstünlüğü gösterilmemiştir. İmplantın aynı seansta takılıp takılamayacağına ilişkin ölçütleri sinüs lifti ve implantın aynı seansta yapılması rehberimizde ele aldık.
Rönesans’ta kapalı sinüs lifti için uygunluk nasıl değerlendirilir?
Kapalı yöntemin sizin için uygun olup olmadığını belirleyen ilk ölçüt, sinüs tabanının altında kalan kemiğin yüksekliğidir. Bu ölçüm kliniğimizdeki dental tomografiyle yapılır. Sinüs lifti dahil ağız içi cerrahi işlemler kliniğimizde uygulanır.
Kapalı yöntem yeterli mi, yoksa açık yöntem mi gerekir sorusunun cevabı, hekimlerin vakayı birlikte incelemesiyle hazırlanan planda netleşir; tedavinizle tek bir hekim ilgilenir. Kapalı yöntemde implant genellikle aynı seansta yerleştirildiği için tedaviden sonra size implantın marka, model ve seri bilgilerinin yazılı olduğu implant kartı verilir. Kemikle kaynaşma döneminde vakaya göre geçici diş takılır.